26 Haziran 2021 Cumartesi

Af Dileyen Bir Yakuza Gibi

Ne zaman kaldırımın güneşli tarafında yürüsem, parlak bulut sürüleriyle çevrilmiş bir Işık Üstadı ile karşılıklı göz kırparak selamlaşırız.


And dağları gibi görkemlidir bu üstat ve söylemekten bıkıp usanmadığı,
her şey ışıktır, ben de ışığım
her şey ışıktır, ben de ışığım
her şey ışıktır, ben de ışığım
terennümüyle yeri göğü sarsarak yürür de yürür.

Ardından bakıp, seslenirim:
Hey Üstat, ışıktan doğan ışık, parlak deniz!
Ben de kurt sürülerinden oluşurum, kaya yosunlarından, ıssız sahillerdeki deniz kabuklarından, rüzgârın şölenlerinden oluşurum, çığlardan ve parlak jiletlerden, çocukların ellerinden kaçan balonlardan, pırıl pırıl gergedan kemiklerinden, iri ellerini saçlarından geçiren bir ergenin heyecanından, kudurmuş kaplan dişlerinden, sonsuz zifiri boşlukta kıvılcımlar saçan gök taşlarından, bir Tanrı'yı göğü yukarı sererken gören gözlerden, karanlık bir sokakta bir köşeye büzülmüş minik yavru bir kedinin yaklaşan annesine sevinçli atılışından!..

Seviyorum onu ve mahvedeceğim onu.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kendinize yazılmasını isteyeceğiniz nezih bir üslupla.